Skip to content

İzle, Düşün, Sorgula 5 – Geleceğe Farklı Bakış

Güzel bir pazar sabahından selamlar herkese.

Burada yaklaşık 1 aylık bir boşluk oluşturmuşum. Bu boşlukla alakalı çeşitli bahaneler oluşturabilirim, hem kendimi kandırabilmem hem de size kendimi affettirebilmem için. Ancak bu dümdüz, bahanesiz ve sebepsiz bir ara olsun ve bu yazı ile aradaki boşluğu kapatmaya çalışalım.

Bugünkü konumuz: hatırlamak. Ya da belki de ilk konu unutmak. Neden unuturuz ve unuttuğumuz anları neden hatırlamaya çalışırız? Hadi, başlayalım.

 

Videoyu izlediyseniz, aklınıza farklılaşan hatıralar ile ilgili yığınla örnek gelebilir. Ben izlerken hep şunu sordum kendime: Uydurduğum kaç hatıra var acaba? Uydurduğum ama uydurduğumun farkında bile olmadığım. Lisedeki arkadaşlarımla oturup konuşurken bile 2 kişinin hatıralarında illa bir farklılık oluyor. Barış Özcan’ın da dediği gibi 2 farklı hatıra birleşip yeni bir hatıranın boşluğunu dolduruyor.

Beyin çok farklı bir yapı gerçekten de. Baksanıza belki de hatırlasanız üzüleceğiniz anları hafızanızdan siliyor ve o boşluğu sizin istediğiniz şekilde doldurmanıza izin veriyor. Olabilecek en az hasarı alabilmeniz için, belki de 0 hasarla, o andan sizi kurtarıyor. Geçmişle oynayabilmek, bizi bazı yüklerin altında bırakmaktan da kurtaran bir durum bence. Çoğu zaman geçmişimizin altında ezilir gibi oluruz ya, yeni adım atmaya kısıtlar o durum bizi. Heh artık o durumu unutup, yerine farklı hatıraları koyabilme vakti olsun bizim için. Nasıl olsa artık bunun mümkün olduğunu biliyoruz 🙂

Barış Özcan videonun sonunda bizi düşünmeye iten harika bir cümle kuruyor:

“Geleceği yeniden üretsek.. Yaşanmamış olsalar bile.”

Geçmişte yaşadıklarımızı, farklı hatırlasak bile yaşanmış olanları değiştirebilmemiz zor gibi gelir. Aynı hataları yapmaktan korkarız kimi zaman. Aynı çukura düşmekten, aynı insanlarla tanışmaktan, aynı acıyı yaşamaktan.. Tüm bu korkular, bizim yeni adımımızın büyüklüğünü belirler. Yaşanacaklardan kaçınırız değiştirebilmek elimizdeyken. Hızlı olabilirken. Yavaş olanı tercih ederiz. Yeni acı hayatımıza yavaş bir şekilde girsin isteriz ama hızlı çıksın gitsin önümüzden. Geçmişten kaçtığımız gibi geleceğimizden de kaçarız aslında. Şuanı bile doğru düzgün yaşayamadan, hissedemeden tüm duyguları. Biz nasıl bu kadar korkak olduk peki? Elimizdeki her şeyi kaybettiğimizde mi, rahat yaşabilecekken zor yaşamak zorunda olduğumuzda mı, vazgeçtiğimizde mi? Ne zaman korktuk? Ve neden hala korkmaya devam ediyoruz? Değiştiremediğimiz her anı, duyguları, zamanı gelecekte yönetebilmemiz mümkün. Peki ya neden kaçıyoruz?

Hadi oturalım senaryomuzun başına. 2020’nin son 4 ayı. Kurgula kendini, hayatını, geleceğini. 2020’de, hayatında neleri değiştirmek istiyorsun? Gözden geçir yaşadıklarını. Değiştir hatıralarını. Değiştir kendini. Ve inan. Yapabileceğine. Ne demiştik? Yeniden üret geleceğini. Hayatın senin elinde. Değişmek için ne bekliyorsun?

Haydi başla, başlayalım.

Bugün bir adım at ve hatırla geleceğini. Ne yapmak istediğini. Kim olmak istediğini. Kimi zaman koş, kimi zaman yürü. Kimi zaman bekle,  düş, kalk. Ama geleceğini yaşa. Her bir anını.

Vazgeçme.

Devam et.

Yeni sorumuz şu olsun yolda: Daha fazla nasıl hatırlayabilirim geleceğimi?

 

Sevgilerimle…

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: