Skip to content

Oku, Düşün, Sorgula 1 – Mor İnek

Merhabalar.

Arşiv sekmesinde yer alan Oku, Düşün, Sorgula serisine de başlama zamanı geldi dedim kendi kendime. Ee ne demiştik? Ertelemek yok. O zaman ilk yazımıza da arayı açmadan başlayalım.

Sizlere son okuduğum kitap olan Mor İnek’ten bahsetmek istiyorum. Mesleğim dolayısıyla sıkça duyduğum bu kitabı daha önce okuma fırsatı bulamamıştım. Ama pazarlama alanına ilgi duyan herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Zira bu kadar çok tüyoyu her yerde duymak pek mümkün olmayabilir.

Kitabın yazarı Seth Godin iş dünyası, pazarlama ve gelişim konuları ile ilgili kitaplarıyla en çok satanlar listesine girmeyi başarmıştır ve halen bu konular için danışmanlık yapmaktadır. Kendisiyle ilgili tüm bilgilere blog sayfasından ulaşabilirsiniz.

Gelelim kitaptan aldığım notlara. İlk olarak notları paylaşacağım sonra birlikte üzerinden geçeriz.

  • Sadece tutkulu insanlar tarafından yaratılan ürünlerin geleceği olur.
  • Muhteşem bir teori ortaya atmanın tek yolu, gerçek dünyada neyin işe yaradığına bakmak ve sizden önce ulaşılmış çeşitli başarılardaki ortak noktaları bulup, bu başarılar hakkında genel bir fikir edinmektir.
  • Olmayan şey fikirler değil, onları uygulamak istemektir.
  • Büyük pastanın içine girebilmenin yolu pazarın tamamı yerine bir kısmını hedeflemektir.
  • Herkes için her şey olmaya çalışmayan rakiplerinizin bir listesini çıkartın.
  • Eğer farklıysanız, bazı insanlar muhtemelen hoşlanmayacaktır.
  • Nasıl başarısız olacağınızı ilk nerede öğrendiniz?
  • Eleştirinin başarısızlığa yol açacağını düşünüyoruz. Okula başladığımız günden beri, fark edilir olmanın her zaman kötü bir şey olduğu öğretildi bize.
  • Sıradanlık, her zaman ve her şartta riskli bir stratejidir.
  • Uçları keşfedin.
  • Çok iyi kötüdür.

 

Gün içerisinde birçok kez aklımıza uygulayabileceğimizi düşündüğümüz fikirler gelir. Fikirleri sadece fikir olarak bırakırsak, daha sonra o fikrin başkası tarafından uygulandığını gördüğümüzde “Ben bunu daha önce düşünmüştüm.” gibi bir cümle kurarak kendi egomuzu tatmin etmeye çalışırız. Kitapta da belirtildiği gibi fikir hiçbir şeydir. Onları uygulamak için harekete geçtiğimizde sonuca ulaşmış oluruz ki bu sonuç da yaşayacağımız diğer olayların nedeni olacaktır.

İzlediğim bir dizide sıradan olmanın normal olduğunu ve eğer sıradan olursak başımızın ağrımayacağını vurguluyordu. Sıradan olursak dikkat çekmeyiz, sıradan olursak sıradan bir hayata sahip oluruz ve sıradan bir sonuca ulaşırız. Ancak biz sıradan olarak farklı bir sonuca ulaşmayı hedefleriz. Kitapta da belirtildiği gibi sıradan olmak risklidir. Müşteriler pazarda sıradana değil sıra dışı olana yönelir. Hayatımızda da böyledir. Farklı olan her zaman daha çok rağbet görür ve kişiler için daha ilgi çekici bir seçenektir. Öyleyse herkesle aynı yolu yürüyüp herkesten farklı çıkışa ulaşmayı beklemek mantıklı mıdır sizce?

Son olarak da eleştiri seçeneğine değinmek istiyorum. Hayatta çoğu kişi eleştirilmekten korkmaktadır. Bu kişilerin en büyük isteği fark edilmemektir çünkü fark edilmek demek bir sürü eleştirinin odak noktası olmak demektir. Öyle ya da böyle bizde eleştiri denildiği anda hep olumsuz duygular aklımızda canlanmakta -Sizi bilmiyorum ama ben de oluşan duygular negatifi çağrıştırıyor-Biz eleştirinin maalesef ki olumlu halini karşımızdakine yansıtamadığımız ya da karşımızdakinden olumlu versiyonunu göremediğimiz için eleştiriden kaçmanın doğru bir seçenek olduğunu düşündük. Olumsuz eleştiriye maruz kalmak hem iyi hem de kötü olabilir. Çünkü olumsuz eleştirinin de yapıcı olanı bizi geliştiren seçenektir. Bize gelen hem yapıcı olmayan hem de olumsuz olan eleştirinin farklı olanı kabullenememek ile bir ilgisi olabilir. Çünkü toplumda farklı olan sevilmez. Bu kişinin farklı çıkışa yönelmesi pek hoşumuza gitmez. Bu yüzden de o yola eleştiriden engeller koyarak kişinin vazgeçmesine neden olmaya çalışılabilir. İşte tüm bu çabalar eleştiriden kaçınılması sonucuna neden olmuştur. Oysaki farklı gözden gelen yapıcı eleştiriler daha doğru bir çıkışa ulaşmamızı sağlayacak bir parçadır.

Ben sadece hepimiz için ortak noktalara değinen cümleleri sizlerle paylaşmak istedim. Eminim, sizin altını çizeceğiniz daha fazla cümle olacaktır. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2 Comments »

  1. Pazarlama ilgi alanım değil ama yazınızı heyecanla okudum . içim kıpır kıpır oldu sanki hadi bir adım at diyen bir ses işittim. Elinize sağlık 🙂

    Liked by 1 person

    • Merhabalar. Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙂 O içinizdeki sesi harekete geçirebilmek benim için çok değerli ve lütfen sesi kaybetmeden adımlarımızı atalım. Emin olun, çok şey değişecek. Sevgiler 🙂

      Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: